ZEYTİN DENİZİNDE DALGALAR
Aralık ayının birinci günü, zeytin ülkesine doğru yollandık. Ben, acı tütün çocuğuyum. Hücrelerim tütün nikotiniyle beslendi. Dudağımızdan derin nefesle üflediğimiz duman, on sekiz aylık bir emeğin ürünü olduğunu anlatmak gerek. İçmesek çok çok güzel olur. Ama yapamıyoruz. Tutsak ediyor kendine. Bir nefeslik duman bizi.
Konumuz zeytin ülkesi ve zeytin denizindeki dalgalar. Bir damla altınsarısı iksir, karatavuk diyerek espiriyle ısırdığımız kara zeytin; siyah-yeşil salamuruyla, sağlık kaynağı bitki. Doğanın insanlara sunduğu “a-bu hayat” nimet. Kutsal kitaplarda“; “kutsal bitki” diyerek tanımlanan zeytin; yoksulun katığı, varsılın ağzının tadıdır. İhracat ürünü, halkın geçim kaynağı oluşu, kimyasal yapısı hakkında ki bilgilerim eksiktir.
CHP Parti grubunun, Güney Marmara’dan, Kuzey Ege ve güney Ege sahillerinde yaptığı zeytin üreticisi, sanayicisi ve ihracatçılarını yerinde ziyaret çalışmalarının Balıkesir sınırları içindeki toplantılarını izleyip dinledim. Üreticiyle buluşmanın tadını, hazzını yaşadım.Asıl kaynağından; Zeytin Denizinde ki çırpıntıların, dalgaların, anaforların, azgın ve sığ dalgaların kaynaklarını tanıma fırsatı yakaladım.
Gördüm, duydum ve anladım ki; tam bir Yunus Emr Oratoryosu.” Ben Yunus’um bi çareyim, Ne akil, ne divaneyim. Ben aşkımla pervaneyim... Benim adım dertli dolap, akarım yalap yalap.Böyle emr eylemiş ÇALAP. Söyle garip bencileyin.” Sahnelerini izlemek nasip oldu.
Bilimsel olarak; Zeytincilik araştırma ve geliştirmenin sorunlarından tutunda; Kaz Dağları’nın, Madra’nın; Edremit, Havran, Burhaniye Gömeç ve Ayvalık İlçelerimizde yaşayan üretici , tüketici ve aracıların gözyaşlarının damla damla sele dönüşüdür yaşadıklarım. Bu coğrafyada bozkırların ölmez ve solmaz rengi zeytin. Çilesi dalından toplamayla başlar. Dibinin sürülmesi, sulanması, ilaçlamaya, toplanıp fabrikada dağlarca yığılmasına kadar;dertleri zincirleme sırala gitsin. Kaliteyi bozan fabrikada uzun süreli beklemeler. Asit oranı yükselmesi, hayvanların bilinçsiz otlatılmasından, silkme sorunlarına, ilkel yöntemlerinden, modern yağ üretimin yakıcı sorunlarının yaşam alanlarında zeytinyağı üretiminin çevresel etkilerine derin sorunlar yaşandığı bir gerçektir.
Üretimden pazarlamaya, markalaşmaya, coğrafi işaretlemeye varan sorunlar yumağı içinde çözümler üretmeye çırpınan kurum ve kuruluşlarca; yerel ve bölgesel sorunların yerinde görülmesi ve dinlenilmesinin mutluluk verici olduğu belirtildi. Bilim adamı ve siyasetçi Millet vekillerince üretici siyasi kaygılardan uzak olarak dinlendi ve sorunlarının dikkat ve özenle tespit edildiğini gözlemledim.
Görüldü ki; toplantılara katılanlar yerel ve bölgesel kurum ve kuruluşların temsilcileriyle halkın geniş katılım ve destekleriyle gerçekleştirildi. CHP TBMM Grup Başkan Vekili Kemal Anadol; “Meclis Yasama ve denetleme çalışmaları yönelik değerlendirilmesini” defalarca tekrarlayarak, “bu bir halkla, üreticiyle ve sanayiciyle buluşmadır” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Tarihe tanıklık eden, zamanın kıvrımlarını ve yaralarını gövdesinde saklayan, barışın, kardeşliğin, dostluğun, eşit paylaşımın ve Anadolu yiğitlerinin gücünün kaynağı, parçalandıkça çoğalan sevginin, sağlığın pınarı zeytin bitkisidir. Zeytin ülkesinde yaşayanlara, azgın dalgalara göğüs gerenlere ne mutlu.
Konumuz zeytin ülkesi ve zeytin denizindeki dalgalar. Bir damla altınsarısı iksir, karatavuk diyerek espiriyle ısırdığımız kara zeytin; siyah-yeşil salamuruyla, sağlık kaynağı bitki. Doğanın insanlara sunduğu “a-bu hayat” nimet. Kutsal kitaplarda“; “kutsal bitki” diyerek tanımlanan zeytin; yoksulun katığı, varsılın ağzının tadıdır. İhracat ürünü, halkın geçim kaynağı oluşu, kimyasal yapısı hakkında ki bilgilerim eksiktir.
CHP Parti grubunun, Güney Marmara’dan, Kuzey Ege ve güney Ege sahillerinde yaptığı zeytin üreticisi, sanayicisi ve ihracatçılarını yerinde ziyaret çalışmalarının Balıkesir sınırları içindeki toplantılarını izleyip dinledim. Üreticiyle buluşmanın tadını, hazzını yaşadım.Asıl kaynağından; Zeytin Denizinde ki çırpıntıların, dalgaların, anaforların, azgın ve sığ dalgaların kaynaklarını tanıma fırsatı yakaladım.
Gördüm, duydum ve anladım ki; tam bir Yunus Emr Oratoryosu.” Ben Yunus’um bi çareyim, Ne akil, ne divaneyim. Ben aşkımla pervaneyim... Benim adım dertli dolap, akarım yalap yalap.Böyle emr eylemiş ÇALAP. Söyle garip bencileyin.” Sahnelerini izlemek nasip oldu.
Bilimsel olarak; Zeytincilik araştırma ve geliştirmenin sorunlarından tutunda; Kaz Dağları’nın, Madra’nın; Edremit, Havran, Burhaniye Gömeç ve Ayvalık İlçelerimizde yaşayan üretici , tüketici ve aracıların gözyaşlarının damla damla sele dönüşüdür yaşadıklarım. Bu coğrafyada bozkırların ölmez ve solmaz rengi zeytin. Çilesi dalından toplamayla başlar. Dibinin sürülmesi, sulanması, ilaçlamaya, toplanıp fabrikada dağlarca yığılmasına kadar;dertleri zincirleme sırala gitsin. Kaliteyi bozan fabrikada uzun süreli beklemeler. Asit oranı yükselmesi, hayvanların bilinçsiz otlatılmasından, silkme sorunlarına, ilkel yöntemlerinden, modern yağ üretimin yakıcı sorunlarının yaşam alanlarında zeytinyağı üretiminin çevresel etkilerine derin sorunlar yaşandığı bir gerçektir.
Üretimden pazarlamaya, markalaşmaya, coğrafi işaretlemeye varan sorunlar yumağı içinde çözümler üretmeye çırpınan kurum ve kuruluşlarca; yerel ve bölgesel sorunların yerinde görülmesi ve dinlenilmesinin mutluluk verici olduğu belirtildi. Bilim adamı ve siyasetçi Millet vekillerince üretici siyasi kaygılardan uzak olarak dinlendi ve sorunlarının dikkat ve özenle tespit edildiğini gözlemledim.
Görüldü ki; toplantılara katılanlar yerel ve bölgesel kurum ve kuruluşların temsilcileriyle halkın geniş katılım ve destekleriyle gerçekleştirildi. CHP TBMM Grup Başkan Vekili Kemal Anadol; “Meclis Yasama ve denetleme çalışmaları yönelik değerlendirilmesini” defalarca tekrarlayarak, “bu bir halkla, üreticiyle ve sanayiciyle buluşmadır” diyerek sözlerini sonlandırdı.
Tarihe tanıklık eden, zamanın kıvrımlarını ve yaralarını gövdesinde saklayan, barışın, kardeşliğin, dostluğun, eşit paylaşımın ve Anadolu yiğitlerinin gücünün kaynağı, parçalandıkça çoğalan sevginin, sağlığın pınarı zeytin bitkisidir. Zeytin ülkesinde yaşayanlara, azgın dalgalara göğüs gerenlere ne mutlu.

0 Comments:
Yorum Gönder
<< Home