Cumartesi, Ekim 29, 2005

UMUT,UFUK,UĞUR

Duygu, düşünce harmanında esip savruluruz. Yaşamı gözleyip, izlerken; hayal kurmadan, hülyalara dalmadan, insanları ayrıntıların batağına sokmadan iş görmek. Beklentilerine uygun davranmak, yazmak, her zaman olanaklı olmuyor. Bu durumda olayları, oluşumları kendi iç dinamiklerine bırakmalıdır. Kötümserlikler yüklenmeden, aşırı iyimserlik seline kapılmadan; yaşanan günün, hakkını vermeli. Zengin ve engin düşünüp, her anın tadını çıkarmak, dolu dolu yaşamaktır. Yazılar genelde; öğüt, öneri, yakınma, eleştiri, yıkıcı, yapıcı dahil tüm tatları içinde barındırır.İşin tadının kaçırıldığı, çizmenin aşıldığı görülür. En iyi yazı yazılmamış ve okunmamış yazılardır.Sonsuza kadar iyi güzel olarak kalırlar. İletişim çağını yaşıyoruz. Adı ne kadar güzel. Bilişim ,iletişim.* Muhabere olmadan, muharebe kazanılmaz.* Yaşamı boyunca, askerlik hariç, hiç mektup yazmamış vatandaş Ali; önüne geleni aşağılar, hiçbir yazılanı okumaz. Çevresinde oluşan güzelliklere kendini kapatmışsa İhsan?ın yapabileceği yoktur. Ne güzel düzmüş sözün güzelin;*Arsızla konuşulmaz.Cahille tartışılmaz.Alime ulaşılmaz. Senden önce yola çıkana yetişilmez. Sonu hayal, ve hüsran olan işe girişilmez.* Yaşam; beklentilerimizin, emeklerimizin, sevgilerimizin ölçülerimizin katkılarımızın bileşkesidir. Yaşam alanlarının teğetleri; yer yüzüyle denizin, gökyüzüyle yeryüzünün, denizle gökyüzünün birbiriyle buluştuğu kavuşumlardır. Görünen kavuşum çizgileri, kendimizi yoğunlaştırdığımız hedeflerimiz, yaşamımızın gerçekleri. Her yeni açılım, yeni yüklenmeleri gerektirir.İçimizde harmanlanan duygu-düşüncelerimiz; yeni mekanlarda güzel anlamalar kazanır.Üniversitelerimizin hedefleri; gençlerimizi yeni zamanlara, mekanlara taşıyarak, geliştirebilme. Geniş ufuklar, engin beklentilerle yüklenmelerine, biçimlenmelerine ortamlar hazırlayabilme.Yedi-sekiz yıllık zaman dilimi içinde; belirli hedeflerine ulaştıklarında, karşılarına yeni hedefler çıkar. Her yeni ufukta, başka bir açılımda; model davranışları aşabilecek çağdaş insanı yaratabilmektir.İnsanlar, kurumlar, ülkeler topluluklar kendi geleceklerini, kendileri belirler. Gelecek planları, kalkınmada uzak hedefleri bulunmak zorundadırlar. Yeni yüzyıla, yeni hedef ve çıkarlarla, ivmelerle hazır olmaya çalışılır. Kendimize çizdiğimiz yol haritasında, yol arkadaşları, yolda karşılaşacağımız zorluklar, önümüze konulan engeller,tuzaklar, hayınlıklar; yeni düşünceleri,sorumlulukları, katılımları gerektirir. Büyük Orta Doğu (BOP) projesi bir gerçek. Ülkemize yüklenen yeni misyon ve vizyonlar yeni gerçekler. Türklam(Türk islam)yeni modellemeleriyle, yeni yüzyılımızda karşılaşacağımız; bölge, ülke sorunlarımızın çözümünde, karşımıza yeni LOZAN?lar çıkarılmasından sakınırım. Barış ve Demokrasi atına binip, bizim yeni bedeller ödememizi isteyenlerin ekmeğine yağ sürer.Binmeye çalıştığımız (AB) Truva atı kendi içinde çürümeye direnirken, bizden hızla uzaklaşırken, ne diyet borcumuz var? Anlam veremiyorum. Gelecek yılların bütçesi için çadır karışmış durumda.Halk dilinde bir söylem vardır. Kavgalı evden kız istenmez. 22 Haziran1919, Amasya Genelgesi?nin yayımlanış koşullarını yeniden yaşamak, beni yürekten yaraladı. * Vatanın birlik ve bütünlüğü tehlikededir.* Bu durumdan çıkış: *Milletin azim ve kararıyla olacaktır.* önermeleriyle yola çıkanların; sa?y(uğraş,emek)larına, iffet(Namus,ilke)lerine sebat(tutarlılık)larına ihanet olmaz mı? Bahtımız(uğurumuz) bu mudur? Bakışımızı boş hayallere, karanlıklara döndürmek geleceğimizi umursamazlık, aymazlık değil midir? Bol keseden atmalar olacak iş mi? Geçmişle gelecek arasında sağlam köprü olmak; umudumuz ,ufkumuz ve uğurumuzdur.

0 Comments:

Yorum Gönder

<< Home